Esnaf Dostum

esnaf_dostu_proje_bannerOnlar hep mahallemizdelerdi, her mahallenin bakkalı, kasabı, terzisi, yoğurtçusu, yufkacısı olurdu. Tamirci amcalar vardı. Nalburlar, tuhafiyeler, vazgeçemediğimiz açık pazarlar vardı. Yavaş yavaş el ayak çekilince bizim de anılarımız göçmeye başladı. “İki ekmek bi’ süt Cemal Efendi” diye sepet sallayan teyzenin torunu küçük bakkal dükkanını hiç hatırlamıyor artık. Anahtar bıraktığımız berberlerin yerine AVM’lerdeki berberleri tercih ediyoruz. Tamir ettirmek yerine yenisini alıyoruz.

İstiyoruz ki bu proje ile yüzlerce eski, mahalle arasında kalmış esnaftan tekrar haberdar olalım. Yedikule’ye gidersek mutlaka istasyon berberi Cavit abiye uğrayalım, Feriköy’de minderci Selim amcaya yolumuz düşsün, hafta sonu Beyoğlu’nda işimiz varsa, ayakkabımızı yaptıracaksak koyalım torbaya Murat abiye getirelim. Ve bütün esnafın olduğu bir Esnaf Dostu uygulamamız olsun. Herkes telefonlarına indirsin. Hem bilmedikleri yerleri görsünler hem de kendi çevrelerinde olan 15-20 yıllık, o mahallenin değeri esnafları kendileri de paylaşabilsinler istedik.

Senin de vazgeçemediğin bir Esnaf Dostun varsa, bize mail at hemen seninle irtibata geçelim

Turşucu Kadir Abi

Fatih Atikali’nin 50 yıllık turşucusu Kadir abi merak edilen soruya yanıt veriyor : Limon mu, Sirke mi?…

Lokantacı Ahmet Abi

Güzeller güzeli Kuzguncuk’ta bir Lokanta ve Ahmet abi…Mahallede pazarız kurulduğu günler marketlerin indirim yaptığını, odaların onları korumadığını anlatıyor. Asude Ev Yemekleri’nin küçücük yerine o güzel ev yemelerini yemek için hep gidicez biz…

Kasap Halil Amca

Yılların kasabı Halil Amca, bize çok güzel şeyler anlattı…

Ciltçi Mehmet Abi

Mücellit sözünü çok kişi duymamıştır. Ciltçi desek bile adına ‘o nedir?’ denilen günlerdeyiz. Eskiden değerli herşeyimizi ciltlettirirdik. Topladığımız dergileri, ders kitaplarımızı, anı defterlerimizi, albümlerimizi, pasaportlarımızı bile… Şimdi Ece ajandaları gibi nostaljik şeylerde görüyoruz. Günden güne biten mesleği Cağaloğlu’nun en eski mücelliti baba mesleğini alıp götüren Mehmet abi anlatıyor…

Pastırmacı Dursun Abi

İkinci Bahar başladığında televizyonda sokakta kimseler kalmazdı. Onun içtenliği hala var Samatya’da. Bütün dükkanlar tek tek kapandı diyor yılların pastırmacısı Dursun Abi. Aileler gelmez oldu dükkanlar kapanınca, bizim de bir iki senemiz kaldı. Haydar Usta’nın tan yanında dükkanı. Gidicez başka semtlere ama buranın havasını kültürünü çok özleyeceğim diyor.

Fırıncı Ergün Amca

Samatya’nın 62 senelik pasta fırınında Ergün amca bize o günleri, o günlerin güzelliklerini anlatıyor. Paranın pulun önemli olmadığını dostlukları hatırlatıyor….

Market Necati Abi

‘Esnaf Dostum’da senelerin bakkalı Erol abideydik. 33 tane anahtar gösterdi çekmecesinde, hepsi komşuların diyerek. 3 şey bizi bir daha geri getirmeyecek dedi.

Terzi Selahattin Abi

Sadece gidip çayını için, 7 çocuklu bir çoban oğlunun hikayesini dinlemek için, hayatında karşılaştığı dönüm noktalarını, ona hayat katanları, böbrek verdiği için kapalı kalan dükkanını nasıl sevdiğini, mesleğine nasıl aşık olduğunu dinleyin. Gözlerindeki parıltı hepimize örnek olsun, böyle tatlı esnaflar hiç kaybolmasın…

Parfümcü Garbis Abi

Kurtuluş’un 40 senelik parfümcüsü Garbis Bey hala çocukluğumuzdaki gibi pompalı cam şişesinde kolonya satıyor. Görüp dalıyoruz dükkana. Pino, Brüt, Azzaro hala raflarda. Kemik tarağımızı alıp arka cebimize koyup bu dünya şekeri beyefendinin dükkandan ayrıldık. Ama yine gelicez, bitmesin dediğimiz muhabbeti için.

Kasetçi Erol Abi

Hepimizin bir hikayesi vardır kasetlerle. Az mı kaset doldurttuk, az mı sardık kalemle pili bitmesin diye walkmanimizin. 60lık 90lık, chrome, maxwell, tdk, karşık mix1, hakangündüz, anılar9. Kurtuluş’un 30 senelik kasetçisi Erol abi diyor ki ‘En çok ayrılanlar doldurturdu kaset’ ve ekliyor ‘dükkan benim olmasa çoktan kapamıştım’. Biz onu tanıyoruz, yolumuz düşünce hep uğruyoruz.

Çiçekçi İlhan Abi

Dünyanın en güzel hediyesi olan çiçeği görüp de, koklayıp da almak en güzeli, en değerlisi. Feriköy’ün 28 senelik çiçekçisi İlhan Abi’ye gittik, iyi de ettik :)

Düğmeci Dursun Abi

Osmanbey’de girdiğinde gözünü alamadığın bir dükkan Dursun abinin düğmecisi. İşin o kadar kolay olmadığını söylüyor ama en güzel lafı da AVM’lere yönelik : ‘Millet sıkıldı ordan, dönüp dolaşıp buraya geliyorlar’. Fırında ekmek biterse bizim de işimiz biter diyor, yani devam edeceğiz, bırakmayacağız. Sakın bırakma abi =)

Hepşen Bakkaliyesi – İbrahim Abi

Orda var, evet o koku var, arap sabunu ile bisküvit, kolonyayla helvanın karışımı olan koku. Çocukluğumuzun bakkalı, sepetle alışveriş 1957’den beri orada olan İbrahim Abi’nin Hepşen Bakkaliyesinde. Hoş sohbetinin sonunda ‘biz artık bitiyoruz’ cümlesine karşı ‘abi bu mahalle sizsiz olmaz, kalın hep’ diye üzüntümüz. Yedikule’nin yarım asırlık bakkalı bizlerle.

Robinson Crusoe 389 – Seda Ateş ile Röportaj

Arkadaş gibi kitaplar, hep zaman ayırasımız var ama bir türlü zaman gelmiyor. Sadece tatil zamanı değil, yatarken, vapurda, serviste en güzel yerlere götürebiliyor bizi kitaplar. 19 yıllık, buram buram o güzel kağıt kokusunu aldığınız, içeri girdiğinizde içinizin açıldığı güzel esnafımız Robinson hep açık kalsın diye biz de 100 kişiyle kart kampanyasına katıldık. Katılan, katılmak isteyen herkes için de biraz sohbet ettik…

Fotoğrafçı Kudret Abi

Kadıköy’ün en eski semtlerinden Yeldeğirmeni’nde yıllardır fotoğrafçılık mesleğini devam ettirmeye çalışıyor Kudret Abi… 1969’da başladığı mesleğinde gelişen teknolojiye misafirperverlikle yanıt veriyor.

Kasap Mustafa Abi

Moda’nın Özen Kasap’ı var!
Biz profesyonel hayatta 3-5 ayda yaptığımız işlerden sıkılırken dile kolay aynı mahallede tam 50 sene!
Mustafa Abi 50 sene önce çırak olarak başlamış bu dükkanda..1974 yılında ustası dükkanı ona devretmiş.O da ustasından aldığı terbiyeyle bugünlere kadar getirmiş. Şimdilerde ise emaneti teslim edecek bir çırak bulmanın zorluğundan bahsediyor..
Boşver sen aldırma affet bizi büyüklük sende kalsın Mustafa Abi…

Çerçeveci Şevket Abi

İzmir Bostanlı’da yıllardır ayna, resim, fotoğraf çerçevesi yapan Şevket Abi, Şehitler Bulvarı 3m Migros’un hemen orada çağdaş büfenin arkasındaki sokakta. Büyük bir hevesle dükkanın görüntüsünü alıp buraya yazalım diye gittiğimizde yerinde yeller estiğini görüyoruz. Hemen komşu esnafa sorup malum kira mevzularından 50mt ileriye taşındığını öğreniyoruz.
Dijital hayata geçtiğimizden beri fotoğraflarımız ya telefonlarımızda ya bilgisayarlarımızda kalıyor. Halbuki onlar hep gözönünde olmalı. Biz cüzdanımızda ortaokul arkadaşımızın bile vesikalık fotoğrafını taşıyan bir nesiliz =) Hep aklımızda oluyor ama ne kendimize ne sevdiklerimize ne de anne babamıza dedemize güzel bir fotomuzu veremiyoruz çerçeveletip.
Biz de gidip kendimiz için ya da annemiz/babamız /dedemiz/ananemiz için en güzel fotoğraflarımızı seçip, bi şekilde basıp Şevket abiye gittik. Sonra da koyduk en güzel yere ya da küçük bir notla gönderdik hediye olarak sevdiğimiz insanlara.

Kaymaklı Kahvaltıcı Pando Amca

Tarih kokan bir yer Pando Amca’nın dükkanı, hem de Beşiktaş’ın göbeğinde. Değişmeyen mermer masalar, 120 yıldır kaynayan bir süt kazanı, yıllar boyu eklenen resimlerle dolmuş duvarlar; eşi ve oğluyla beraber 89 yaşındaki Pando amcamız.. Bu sevimli dükkanın içinde vazgeçilmez bir kahvaltı yapıyoruz. Bal kaymağımız, yumurtamız, çayımız hepsi bir ayrı güzel. Biz bu eşsiz ortamdayken bir yandan Pando Amca’nın o değerli anılarının da kulağımızda olması apayrı bir zevk. Daha çocukken Atatürk ile olan karşılaşmasını anlatıyor bizlere, yıllar önce yüreğinde duyduğu o heyecanı hala daha hissediyoruz sesinde.

Bisikletçi Mehmet Abi

Hatırlar mısınız nasıl da içlenerek izlerdik komşu çocukların bisikletlerini.. Gün gelip biz de bisiklet sahibi olduğumuzda en değerli varlığımız olurdu onlar. Teker patladı, zincir koptu hemen bisikletçi abilerimize koşardık. Ustalıkla ve şefkatle bisiklete ilk dokunuşları bile iyileştiriverirdi en değerlimizi..
Sadece çocukken değil, büyüdüğümüzde ya da büyüdüğümüzü zannettiğimiz anlarda da bisikletimizleyken rüzgar kulağımızda usulca bir ıslık çalıp güzel anıları getirir bizlere. Bilinmeyen yollara, yeni güzel anılara taşır bizi olanca ağırlığımızla..
İnsanları sevmekten, umut etmekten hiç usanmayan bir bisikletçi Mehmet Abimiz.. Son cümlesi ise yola çıkışımızı özetliyor adeta: “Artık itibar edilmeyen bazı meslek gruplarının sizin bu çalışmalarınızla biraz hatırlanacağını umarım.”

İstasyon Berberi Cavit Abi

İstasyon berberi Cavit abi yaptıklarımızın, yapacaklarımızın, hissettiklerimizin özeti sanki. 41 senelik dükkanında mahalleyi, mahalleliyi, eski değerleri, değer vermeyi anlattı bize. Dükkanında hala arko krem, müşterilerinin vesikalıkları ve kasetçalar var. Ve hala bu İstanbul beyefendisinin gözlerinde ışıltı ve sohbet için dükkanın önünde tabureleri var. Beyazyakalılar olarak gidip Yedikule’de Cavit Abi’yle mahallesinde bi akşam geçirdik. Ve ona onu çok sevdiğimizi söyledik.

Yorgancı Selahattin Amca

65 senedir Feriköy’de yorgancılık mesleğini yapıyor Selahattin amca. Onu sokaklarda dolaşırken çevre esnafın yönlendirmesiyle bulduk. Bize gülerek söylediği ‘yorgancıya kız vermeyin’ sözünün cevabıyla ; ‘Senin gibi mesleğine aşık, değerlerine sımsıkı sarılan, ailesini seven, hoşsohbet birini bulursak biz bütün kızları vereceğiz Selahattin amca=).’

Terzi İsmail Abi

İkinci adresimiz 1958’den beri Beyoğlu’nda olan İsmail abiydi. O eski hanın 3. katındaki küçücük odasında karşıladı bizi. Sohbet ettik tatlı tatlı. Size teşekkür etti. Daha fazla kişiyi katın bu işe dedi. Tamam beyazyakalılara söyleriz dedik =)

Ayakkabıcı Murat Abi

İlk durağımız senelerden beri Beyoğlu’nda ayakkabıcılık yapan Murat Abi’ydi. Mütevazi dükkanında sohbet ettik güzelce..

Onu sizlerin de tanımasını istedik sonra, buyrun izleyin =)